
Bu tarz görüşleri dinledikçe 12 Haziran’ı yerele ilişkin referans saymanın ne kadar uzak ihtimal olduğunu daha fazla düşünüyorum.
AKP ile CHP arasında büyük farkı azaltmanın karşılığında MHP’nin güçleneceği görüşü sağlıklı bir demokrasi için şart olarak sunuluyor.
Bakalım bu öngörülerin sandık sonuçlarına yansıması ne ölçüde olacak…
Silivri’de bu günlerde başınızı göğe kaldırdığınızda gökyüzünü ancak seçim bayrakları arasından rüzgarın açtığı aralıklardan görebilirsiniz. Daha önce bu denli içselleştirerek genel seçim yaşamadığımızı yazmıştım. Üç parti özellikle son derece iddialı ve kararlı bir çalışma içerisinde. Partililerini de bu sürece etkin şekilde dahil ettikleri ortada. Özcan Işıklar yerel yönetim kıstaslarını aşarak, partisini yükseltmek ve siyasi safta etkileyici bir aktör olarak referanslarını güçlendirme hedefinde. Karakaş, bireysel başarısını çok ön planda tutmadan, perde arkasında AKP’nin Silivri oylarını arttırmayı hedefliyor. AKP bu seçimde CHP ile arasındaki farkı ne kadar indirirse o kadar başarılı sayılacak. Büyük ihtimalle bazı çevreler bunu partinin yerel aday çıkartmasına yormaya gayret gösterecek. Fark büyük kalırsa bundan Kaynarca ile Karakaş sorumlu tutulacak. Kaynarca her durumda milletvekili olacağı için kimse yerelde ondan hesap sormaz, partinin üst kademeleri bunu not eder sadece. Ama Karakaş’ın canını okumak için rakipleri ile işbirliği yapanlar epey sert rüzgarlar estirir. Yanlış anlamayın! Sözünü ettiğimiz bu insanlar, Karakaş’a hesap sormada kararlı oldukları kadar, partinin başarısı için göstermelik bir iki hareket dışında fazlaca bir şey yapmayanlardır. Devamı 18 Mayıs 2011 tarihli Hürhaber Gazetesi'nde