
CHP Grubu adına Silivri Belediyesi Mart Meclisinde söz alan Bora Balcıoğlu, değerlendirmesinin önemli bölümünü depreme ayırırken “Hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam edemeyiz” dedi alınan ve planlanan tedbirler konusuna değindi._8.jpg)
Silivri Belediye Meclisi Mart Ayı 1. Oturumu, 1. Birleşiminde grubu adına söz alan CHP Grup Başkan Vekili Bora Balcıoğlu önemli gün ve haftalar ile deprem felaketine değindi. Balcıoğlu, şöyle konuştu: “1-7 Mart Yeşilay Haftasını çok önemsiyorum. Yeşilay dostu olan sağlığını ve saygınlığını kazanır. Yeşilay içen değil, içilen zehirlere karşı. Bilim ve Teknoloji Haftası, Yaşlılara Saygı Haftasını tebrik ediyorum. Yaşlılar bizim hazinemiz, tecrübeleri ile bizlere rehber olan ve emekleriyle bizleri günümüze ulaştıran büyüklerimiz. Orman Haftasını kutluyorum.
Bizi biz yapma hedefinde yüreklerindeki sevgi ve şefkati hiçbir karşılık beklemeden veren tüm annelerimizi ve kadınlarımızı en kalbi duygularımla selamlıyorum. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü tebrik ediyorum.
Tıp Bayramını ve Nevruz Bayramını kutluyorum. Tüm İslam Aleminin Berat Kandilini tebrik ediyorum. Ramazan ayının ülkemize bereket, huzur ve birlik beraberlik getirmesini Yaradan'dan diliyorum. İstiklal Marşımızın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma günü ile Çanakkale Deniz Zaferlerimizin 108. Yılını kutluyorum. Ulu Önder Atatürk ve Silah arkadaşları ile tüm şehitlerimizi, kahramanlarımızı saygıyla anıyorum.
“GERÇEKLERİ GÖRMELİYİZ”
Her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında Deprem Haftası olarak kutlanıyor. Bu sene bu haftayı çok çok acı biçimde geçiriyoruz. Hepimizi derinden sarsan, on binlerce insanımızı yitirmemize, yüz binlercesinin yaralanmasına ve evsiz barksız kalmasına yol açan, çok sayıda benzersiz ve kadim yerleşim alanını neredeyse coğrafyadan silen bir depremin bir ay sonrasında birlikteyiz.
Kahramanmaraş depreminin gerçekleştiği günden bugüne kadar resmi açıklamalara göre tespit edilebilen can kaybımız içim sızlayarak söylüyorum en az 45 bin kişi.
Değiştiremeyeceğimiz, yaşamak zorunda olduğumuz gerçeklerimizi görmeliyiz. Ülkemiz bir deprem ülkesi, şehrimiz bir deprem şehri. Binlerce yıldır böyleydi ve bundan binlerce yıl sonra da böyle olacak. Bu gerçeği değiştiremeyiz.
“YÖNETİCİLERİMİZ BU GERÇEĞİ ÇABUK UNUTTU VE YETERLİ ÇALIŞMAYI YAPMADI”
1999'da yaşadığımız deprem bize bu gerçeği acı biçimde hatırlatmıştı ancak yöneticilerimiz bu gerçeği çabuk unuttu ve yeterli çalışmayı yapmadı.
6 Şubat'ta yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli deprem bizlere bu acı gerçeği en az 45 bin yurttaşımızı, annemizi, babamızı, çoluğumuzu çocuğumuzu elimizden alarak bir kez daha hatırlattı.
GÖREV İHMALİ
Elbette bizler çok iyi biliyoruz ki “canımızı alan deprem ile birlikte” oy kaygısıyla hareket eden siyasiler; kar hırsıyla acımasızca, vicdansızca hareket eden bazı tüccarlar ve onları denetlemeyen, görmezden gelen, görevini ihmal eden yetkililerdir.
EKONOMİK KOŞULLAR DAYINKLI KONUTLARA ERİŞİMİ ÖTELİYOR
Vatandaşlarımız deprem riskinin farkında. Deprem riskine karşı bir an önce atmaları gereken adımları da bilmekteler. Ancak ülkemizin kötü ekonomik koşulları vatandaşlarımızın atması gereken adımı yani depreme dayanıklı konutlara erişim zaruretini ötelemesine neden oluyor. Vatandaşlarımız ekonomik koşulların dayatmasıyla canlarını riske atmak zorunda kalıyorlar.
“107 BİN BİNADAN SADECE
29 BİN BİNADA OTURAN
VATANDAŞLAR İNCELEMEYİ KABUL ETTİ”
Bizdeki endişe duygusunun nasıl çalıştığı ve boyutu hakkında fikir vermesi açısından sizlere bir veri paylaşmak isterim. Geçtiğimiz son üç yıl içinde İBB olarak görevlendirdiğimiz ekipler, şehrin riskli her ilçe ve mahallesinde binaların risk durumlarını saptayabilmek amacıyla 107 bin binayı tek tek ziyaret etmişti. O ziyaretlerde sadece 29 bin binadan oturan vatandaşlarımız, inceleme yapılmasını kabul etti. Kahramanmaraş depreminden sonra bize başvuran yurttaşlarımızın sayısı birkaç günde 100 bin'e ulaştı. Elbette bu kaygıyı hafife alma lüksümüz yok. Hiç kimsenin böyle bir hakkı da yok.
“VATANDAŞLARIMIZ KAYGILI
OLMAKTA HAKLI”
Vatandaşlarımız kaygılı olmakta haklı. “Binam için yıkım kararı çıkarsa ne yaparım?”, “Nerede ve nasıl yaşarım?” “Nasıl geçinirim?” endişesi ile canları pahasına riskli yapılarında yaşamaya mecbur kalıyorlar.
Kötü ekonomik şartlar yüzünden, evsiz, açıkta kalmaktan korktukları için riskli yapılarda yaşamaya mecbur kalıyorlar. Bu çaresizliği görmek zorundayız. Üst yöneticiler, ülkemizin yöneticileri bu gerçeği görmek zorunda. Bizler yerel yöneticiler, bu depremden doğrudan etkilenmiş olalım ya da olmayalım. Bu saatten sonra asla hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam edemeyiz. Aynı şekilde ülkemizin hiçbir yöneticisi de bu saatten sonra hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam edemez.
“KAYIPLARIMIZIN SORUMLULARI YARGI ÖNÜNDE HESAP VERMELİ”
Kayıplarımızın sorumluları tüccarlardan bürokratlarına, seçilmişinden atanmışına, yargı önünde hesap vermeli. Bugün olmazsa yarın. Günü geldiğinde mutlaka ama mutlaka hesap verecekler. Bilimin ışığında, namuslu ve basiretli ve en önemlisi “yüzü kızaran” yöneticilerin liderliğinde; kaynaklarımızı en üst seviyede deprem gerçeğine ayırarak ilerlemeli. Yurttaşlarımızın canları pahasına riskli yapılarda yaşamak zorunda kalmalarına müsaade etmeyiz. Geçenlerde Silivri Belediyemiz Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi başta olmak üzere Afet Koordinasyon Merkezi ve dönüşüm ile ilgili projelerini açıkladı. Silivri Afet Yönetimi Danışma Kurulu oluşturulması için çalışma başlattı.
İBB İSTANBUL DEPREM SEFERBERLİK PLANI
İstanbul Büyükşehir Belediyemiz İstanbul Deprem Seferberlik Planını açıkladı. Yol haritası şu şekilde belirlendi; Altyapı sistemlerinin depreme dayanıklı hale getirilmesi, İstanbul özelinde yasa çalışması, Marmara Deprem Konseyinin kurulması, İBB Deprem Bütçesi revizyonuna destek, Mevzuat çalışmalarının yapılması, Merkezi yönetimle iş birliği ve finans desteği, Hızlı Tarama yönteminin mevzuata konması, boş konutların kullandırılması için yasal düzenleme, toplanma ve geçici barınma alanlarıyla ilgili çalışmalar.
“DEPREMZEDELERE YARDIMCI OLALIM”
Olası afetlerle mücadeleyi el birliğiyle gerçekleştireceğiz. Son olarak bizleri şu anda izleyen ve daha sonra izleyecek olan hemşerimizden istirham ediyorum. Depremden etkilenen kardeşlerimiz, büyüklerimiz, gençlerimiz zor durumda. Geçici süreliğine ülkemizin çeşitli bölgelerine göç etmekteler. İlçemizde de depremzede aileler mevcut. Bu kardeşlerimiz ve büyüklerimiz için imkanlarımızı biraz daha zorlayalım. Fazla konutlarımız varsa ihtiyaç süresince onlara tahsis edelim. Göç etmeleri hususunda imkânımız dahilinde onlara yardımcı olalım. Onlara yerel yetkililerle irtibat kurmaları hususunda yardımcı olalım. Gün birlik günü, yaralarımızı birlikte sarma günü. Milletimizin tarihine yakışan asaletini gösterme günü.
“ALLAH'TAN RAHMET DİLİYORUM”
Şahsım ve grubum adına depremde hayatlarını kaybeden yurttaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı ve sabır diliyorum. Yaralanan yurttaşlarımıza bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyorum.”
Sevginar SALİ