
Bu bir tanıtımdır
Silivri Kadın Girişimciler Derneği Basın ve Yayın Komisyonu olarak, DimamaBakery'nin kurucusu, girişimci pasta şefi Didem Yözdemir Göksel'i ziyaret ettik. Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunu olan, Le CordonBleu'de eğitim almış Göksel, çocukluk hayalini cesur bir kararla gerçeğe dönüştüren örnek bir kadın girişimci. İlham veren hikâyesini kendisinden dinledik.
“GÜÇ BİRLİĞİ, ORTAK AKIL VE MOTİVASYON”
-Silivri Kadın Girişimciler Derneği ile yolunuz nasıl kesişti?
Didem YözdemirGöksel -Yaklaşık bir buçuk yıldır dernek üyesiyim. Bu süreçte, benzer hedeflere sahip kadınlarla bir arada olmanın verdiği güçle daha da motive oldum. Dernek çatısı altında birbirimizin yaşadığı zorlukları anlayarak çözüm yolları arıyor, ortak akıl oluşturuyoruz. Kadın dayanışmasının ne kadar kıymetli olduğunu burada bir kez daha anladım.
“MUTFAK BENİM SIĞINAĞIMDI”
-Pastacılığa yönelmenizin arkasında nasıl bir hikâye var?
Didem YözdemirGöksel -Ben Selimpaşa doğumluyum, göçmen kökenli bir ailenin kızıyım. Mutfakla ilişkim çocukluk yıllarıma dayanıyor. Mutlu da olsam, üzgün de olsam kendimi hep mutfakta bulurdum. Zamanla bunun bir tutku olduğunu fark ettim. Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünden mezun olduktan sonra ilaç sektöründe çalıştım ama orası bana göre değildi. Bu farkındalıkla, radikal bir kararla kurumsal hayatı bırakıp pastacılığa yöneldim.
“DESTEK AİLEDEN, TECRÜBE GENLERDE”
-Aileniz de hizmet sektörünün içinde, bu süreçte sizi nasıl etkiledi?
Didem YözdemirGöksel -Kesinlikle çok etkili oldu. Babam Mustafa Özdemir, Selimpaşa'daki Bigados Çapari Restoran'ın işletmecisi. Annem Rüveyda A. Özdemir ise 12 yıldır DimamaBakery Selimpaşa'nın başında. Onların işletmecilik tecrübeleri bana yol gösterici oldu. En başından beri destek oldular.
“SANAT GİBİ PASTACILIK”
-DimamaBakery'nin ürünlerini diğerlerinden ayıran en önemli özellik nedir?
Didem YözdemirGöksel -Biz artizan üretim yapıyoruz. Tüm ürünlerimizi katkı maddesi kullanmadan, tamamen el emeğiyle hazırlıyoruz. Endüstriyel üretimde rastladığınız hazır mikser kekler, yapay aromalar ya da katkılı çikolatalar bizde asla kullanılmaz. Her şey sevgiyle ve geleneksel yöntemlerle yapılır.
“FRANSIZ TARİFLERİNE TÜRK YORUMU”
- Üretim ve ürünlerinizi farklı kılan ne?
Didem YözdemirGöksel -Le CordonBleu mezunuyum. Bu eğitim bana dünya pastacılığına farklı bir pencereden bakma imkânı sundu. Fransız tariflerini alıp, Türk damak tadına göre uyarlıyoruz. Dalida, ekler, Red Velvet ya da pannacotta gibi spesiyal ürünlerimiz, bu sentezin güzel örnekleri.
“İŞİNİ SEVMEK HER ŞEYİN ANAHTARI”
- Girişimcilik sürecinde en çok neyle mücadele ettiniz?
Didem YözdemirGöksel -Kolay bir yol değildi. Yorucu ama bir o kadar da öğretici bir süreçti. Yeri geliyor tatile bile çıkamıyorsunuz ama işimi o kadar çok seviyorum ki zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Ürünlerimizi müşterilere sunduğumuzda ve beğenildiğini duyduğumuzda tüm yorgunluklar unutuluyor.
“BAŞARI, VAZGEÇMEYENLERİN”
- İlk denemelerde başarısız olduğunuz oldu mu?
Didem YözdemirGöksel -Olmaz mı? Özellikle yeni bir ürün geliştirirken birçok kez başarısız oldum. Fırının ısısı, malzemenin kalitesi, hatta havanın nemi bile sonucu etkiliyor. Ama en önemlisi pes etmemek. Başarı, denemeye devam edenlerin oluyor. Sabır, azim ve en önemlisi sevgiyle yapılan işler mutlaka karşılığını buluyor.
SON SÖZ
Didem Yözdemir Göksel, sadece kendi işini kuran bir kadın değil; tutkularının peşinden gitmekten korkmayan, ilham veren bir girişimci. Onun hikâyesi, cesaretin, emeğin ve sevginin birleşince neler başarılabileceğini gösteriyor.